11 Kasım 2012 Pazar

"Kime Niyet Kimlere Kısmet"


Sakıp Sabancı’da ünlü ressam Monet’in sergisi açılalı epey oldu. Bu hafta sonu en gidilmeyecek soğuk ve yağmurlu bir günde gitmeye karar verdim. Fransız bir izlenimci olduğu ve kendi emeğiyle oluşturduğu bir bahçenin resimlerini yapması dışında fazlaca bir şey bilmem. Serginin girişinde duvarlara kronolojik olarak Monet’in yaşamı ve sanatından küçük paragraflar resimler eşliğinde iliştirilmiş. Bildiğimiz ve her yerde az ya da çok bulabileceğiniz türden ansiklopedik bilgiler tüm bunlar.

Ardından sergiye giriş yapıyorsunuz. Hemen sağda o ve çevresinin kendi tuvaline yansımış portre resimleri var. Fakat öyle göz dolduracak cinsten değiller. Bir duvar ardındaysa Monet’in doğa tasvirleri başlıyor, nilüferler, sümbüller ve diğer göze hoş görünen çiçeklerin yansımaları tüm salonu kaplamış vaziyette. Boy boy ve farklı ışık durumlarına göre şekillenmiş doğa tasvirleri size ilk etapta özellikle realist resme alışkın biriyseniz beceriksizce gözükecektir. Zaten öğrendiğim kadarıyla ressam ağır kataraktan muzdaripmiş ve iyileşmesi ertesi birçok resmini özenle inşa ettiği evinin salonunda kendi elleriyle yakmış. Belki ben resimden anlamıyor olabilirim ama rol yapmaya da gerek yok. Haddime değil ama en azından sergiye getirtilen resimler beni büyülemedi. Duygudan yoksun gelişigüzel resmedilmişler gibiydi. Zaten sadece Gallery 1’e yayılmıştı hepsi ve resimler daha önce (neredeyse bir sene evvel) yapılan Rembrandt ve Hollandalılar sergisini düşünecek olursak çok sığ ve kapsayıcı nitelikte değildi.

R: Halil Paşa
Serginin bu kadar kıt olmasının üzüntüsü içinde diğer galerilerde ne var yok dolaşırken Bir Ülke Değişirken- Tanzimat’tan Cumhuriyete Türk Resmi sergisine rastladım. İyi ki de rastlamışım. Meğer ne büyük ressamlarımız varmış bizim. Halil Paşa mesela enfes tablolara imza atmış, hatta Fransa’dan ödül bile almış. Sonra 1914’lüler diye bir ressam grubu olduğunu öğrendim. Bu grubun İstanbul tasvirleri etkileyiciydi. Fikret Mualla’dan da birçok resim var mesela. Ayrıca Cumhuriyet döneminde yurtdışına eğitim için gönderilen ressamların da çok bol olmamakla birlikte tabloları da mevcut sergide. Girişte sizi Osman Hamdi Bey’in bir caminin girişini tüm hatlarıyla tasvir ettiği çok güzel bir tablo karşılıyor. Takibinde kronolojik olarak sergi salonu boyunca iliştirilmiş tablolar ve bilgilendirme panolarıyla çok şık bir galeriye imza atmış SSM. Unutmadan söylemeliyim nü resim çalışmaları da var. Osmanlı döneminde nü resim çalışmaları başlı başına bir araştırma konusu olabilecek düzeyde ilginç geldi bana. Aklımda kalan diğer ressamlar Hoca Ali Rıza, Ahmet Ziya Akbulut. Bu iki ressam İstanbul’daki ve Anadolu’daki yaşamı çok başarılı şekilde resmetmişler.

Modernleşme denilen vaka kimilerinin ısrar ettiği gibi Mustafa Kemal ile başlamıyor. Bilhassa Abdülmecit döneminden itibaren resim sanatında büyük bir atılım olduğunu da belirtmeliyim. Daha fazlasını merak ediyorsanız size” kime niyet kime kısmet” diyerek Monet’den ziyade bu sergiyi öneririm.















Fotoğraflar Monet portresi hariç bana aittir.



Bir büyük ressam Halil Paşa için :http://www.restoraturk.com/restorasyon-sanat/resim-ve-heykel-restorasyonu/379-ressam-halil-pasa.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder