23 Nisan 2011 Cumartesi

Çöl Tilkisi Erwin Rommel


Yavru Tilki Doğuyor.


20.yy savaş stratejisinin ana kalemlerinden, özellikle de Tank savaşlarının yaratıcısı, geliştiricisi ve en iyi uygulayıcısıydı. Gerek Almanya’da gerekse tüm dünyada savaş hukukuna saygılı, mükemmel bir stratejist olarak tanındı. O sadece Hitler Almanya’sında ülkesine gönülden bağlı bir feld mareşaldi, hepsi o, siyasi ve idari yaklaşımları fazla umursamadan, Prusyalı bir şövalye edasıyla 2.Dünya Savaşı’nın tartışmasız en iyi komutanıydı Erwin Rommel.

Erwin 20.yy en bunalımlı döneminde Würtemberg’de doğdu. Çok iyi bir mühendis olabilirdi. Özellikle de havacılığa çok büyük bir ilgisi vardı. Arkadaşıyla onlu yaşlarının başlangıcında bir planör yapmayı başarabilecek kadar fiziğe ve matematiğe düşkündü. Fakat kader onu farklı bir yaşama doğru itti. Babasının isteğiyle 1910 yılında 124.Würrtemberg Piyade Alayına giridi.1912’de 2 yıl içerisinde teğmen olmuştu. Teğmen rütbesiyle Birinci Dünya Harbinde Argon Savaşına katıldı ve Fransa’da, Romanya’da ve İtalya’da hizmetler verdi. Çok önem arz eden ve Almanya için büyük bir gurur olan Demir Haç ve Pouf Merrite madalyalarını kazandı. Bu genç subay, birçok birlikte görev yaptı ve üstün başarısı sayesinde 2. Dünya Savaşı patlamadan Albay rütbesine kadar terfi ettirilmişti . Rommel ilk sınavlarını başarıyla atlatmış ve finaller için hazırdı artık.

2.Dünya savaşı öncesinde eğitmenlik yaptı uzunca bir süre. Savaş stratejisi üzerine kitaplar kaleme aldı. Piyade Hücumu adlı kitabı bir başvuru kitabı olarak değer gördü. Rommel teorik yaklaşımları mükemmel derecede iyi biliyordu. Bunu göstermesi içinse birkaç yıla ihtiyacı vardı.Bu kadar az bir süre kaldığından haberi var mıydı bilinmez.

Haziran 1940-Fransa İşgali Sırasında
Almanya Polonya’ya saldırmış ve birkaç gün içinde tüm Polon topraklarını işgal etmişti. Polonya’ya destek sözü veren İngiltere savaş ilan etti, ardından da Fransa onu takip etti.1940 yılında Rommel’e Fransa’daki 7.Panzer Tümeni komutanlığı verildi. Bu tümen “Hayalet Tümen” adını aldı.(İngilizler “Şeytan Tümen” derler.) Fransa’da o kadar hızlı ilerliyordu ki Meuse nehrini ilk geçen onlar oldu. Fransa’nın bahriye açısından son derece önemli limanını Cherbourg’u da ele geçirmesi Rommel’in teorik bilgisini mükemmel derece pratiğe aktarmasının işaretlerinden yalnızca biriydi. Evet, Rommel kendini ispatlamış. Eşi benzeri görülmemiş bir süratle Hitler’e Versay Sarayında yemek yeme zevkini tattırmıştı.

Rommel’den Çöl Tilkisine


Rommel’i Çöl Tilkisi yapan upuzun ve bakir Libya çölleriydi.1941 Martında Libya’ya adım attığında geleceğin ona neler getireceğinden zerre kadar haberi var mıydı acaba? Fakat Rommel bir şeyi çok iyi biliyordu. Düşünmenin gücünü. Ofisinde sabah saat 4-5’e kadar çalışır, tartışır ve ardından birkaç saatlik bir uykuyla Afrika Kolordusunu komuta ederdi.

1942-Kuzey Afrika
Libya geldiğinde İngilizlerin o dönemdeki komutanı General O’Connor iki ay süresince 20.000 kişilik ordusuyla 31.000 kişilik İtalyan ordusunu Libya’nın batısına kadar sürmüş. Rommel’in gelişinin haberini de sadece düşmana bir “moral” olacağı fikriyle gönlü rahat olarak almış ve fazlaca önemsememişti. Fakat Rommel ona kendini tanımakta hiç gecikmeyecekti. Gelişinden çok kısa bir süre sonra 31 Mart 1941’de(beklenen karşı ataktan 2 ay önce) saldırıya geçti.Şunu iyi bilmek gerekir ki, Rommel bir tilkideki kurnazlığa sahipti.Düşmanını gafil avlamayı çok iyi biliyor ve kandırmalar üzerinden harekatlarını idame ettiriyordu.Boks dili tabiriyle ”sağ gösterip sol” vuruyordu.Mart-Nisan aylarında çok kısa bir sürede Agadebya’dan Sollüm’e kadar ilerlemişti.(Neredeyse 2000 Km, bu da demek oluyor ki Türkiye’yi baştan sona kat etmek üzere.)İngiliz komutanlarından Neame raporunda:”Almanların cepheyi yardığını ve İngiliz zırhlı birliklerinin bu gediği tıkayamadığını” bildiriyordu.Tabi ki hiçbir ilerleme gibi bu da tam sürerli olmadı.Savaşlar med-ceziler gibidir ve Sollüm’de tıkanan Rommel bu sefer cezir safhasındaydı.Güçlü, ikmal kaynakları çok bol olan İngilizler için savaş daha kolaydı ve Rommel, kendi ikmal bölgesinden epey uzaklaşmıştı.Kaynaklar kıt ve askeri bakımından da düşmandan epey güçsüzdü.Çekilmeyi bilmekte savaş statejisinde çok önemli bir olgudur ve Rommel bunu çok iyi biliyordu.Bozguna uğramadan meydana gelen bu başarılı çekilme Ocak 1942’e Merselbrega’ya(Başlangıç noktasına çok yakın bir nokta) kadar devam etti.Bu cezir evresinde Rommel’in kaybettiği düşüncesine kapılanlar Rommel’in Ocak 1942’deki bu emrine vakıf olduklarında acaba ne hissettiler:

Afrika Panzer Grubu Komutanlığına(21 Ocak 1942)

Alman ve İtalyan askerleri,
Geride üstün düşmana karşı yapılmış bir savaş bırakmamıza rağmen moralimiz asla sarsılmamıştır. Bu anda karşımızdaki düşmandan üstünüz. Bunun içindir ki bugün düşmanı imha maksadıyla taarruza geçeceğiz. Bu kesin sonuçlu günde herkesin elindeki bütün imkanları kullanacağını biliyorum.
Yaşasın İtalya, Yaşasın Büyük Alman Reich’i, Yaşasın Führer
Bütün Tümenlere yayınlanmıştır.
                                                                                                                            Başkomutan Rommel
                                                                                                                      

Harekat Alanı-Rommel'in İlerleyişi
Savaş Rommel için tam manasıyla yeniden başlamıştı. Emrin verildiği gün Sireneyka üzerine yürünmüş.22-23 Ocak günlerinde Marau kapısı açılmıştı. Bu noktada Rommel’in genel savaş idamesinden bahsetmek gerekir. Genellikle yarma harekatı yapıyordu. Diyelim ki; Kuzey ve Güney bölgesi olan bir cepheden Kuzey’e saldıracakmış izlenimi vererek gizlice(genellikle geceleri) kuvvetlerini Kuzeyden Güney’e kaydırıyor. Zayıf kalan Güney Düşman Bölgesi düşüyor ve düşman birlikleri bu gediği kapatmak için kuvvetlerini Güney’e kaydırınca Kuzeyde kalan sayıca az ama seçkin Alman grupları(Marcks Grubu gibi)bu sefer düşmanın Kuzeyine saldırıyor, hattı yarıyor, arada kalan düşman birliklerinin etrafı sarılarak imha ediliyordu. İşte Ocak 1942 taarruzunda 1.İngiliz Zırhlı Tümeninin başına gelende buydu. Rommel’in birlikleri sayıca azdı, tankları yetersizdi ama Rommel’in bunu gizlemek için ataklarında yaptığı bir aldatmaca gerçekten dudak uçuklatacak cinstendi. Cephede bulabildiği tüm kamyonları topluyor, arkalarına uçak motoru taktırıyor ve çalıştırıyordu. Bunu gören İngilizler (Toniler: Almanların İngilizlere taktıkları lakap) “Aman Tanrım şu sese ve ortaya çıkan kum duvarına bak” diye bağırarak Rommel’in dev bir orduyla üzerlerine geldiğini sanıyordu. Yine bazen aynı amaçla tanklarının önüne çalı çırpı bağladığı da oluyordu. Fakat Rommel’in harekatlarında bundan daha önemli bir kozu vardı, daha doğrusu bir ayrıcalığı vardı. O da İngiliz Komutanları genellikle ordularını Kahire’nin rahat ve cepheden uzak, çiçekli bahçeler arasında yürütürken, Rommel’in tankının üstünde savaşa ilk elden katılıyor ve savaşıyor olmasıydı. Bunun üzerine bir hikaye anlatılır. Bilmem hangi harekatta bir er tankının üzerine çıkmış duran, etrafı gözetleyen bir askeri fark eder. Bu esnada savaş sürüyordur ve ortalık cehennem gibidir. Er bu adamı biraz sert bir dille uyarır, fakat bu adam ona cevap vermeden sadece tebessüm ederek tankın içine girer ve hattın dahilinde ilerlemeye devam eder. Sonraları Rommel kendini uyaran bu ere madalyayı kendi eliyle takar. O erin kendi hayatını hiçe sayarak Rommel’in rütbesini dahi seçemeden onu korumak için böyle davranması Rommel’i çok etkiler. O er nerden bilsin onun Feld Meraşel Rommel olduğunu.(İyi ki de anlamamış, madalya sahibi oldu.Ama Rommel olayı başka açıdan anlasaydı.Er ona “aptal” diye bağırdığında, ya kolundan tutup askeri mahkemeye sevk etseydi.O er şanslıydı.Çünkü karşısında Rommel gibi bir komutan vardı.)

Savaşa geri dönecek olursak taarruz aynı düzlemde Haziran 1942’e kadar tüm şiddetiyle sürdü. Rommel alınması çok güç Tobruk’u aldı ve yoluna devam etti.1 Temmuzda çok ama çok hızlı bir şekilde soluğu El Alemeyn’de almıştı. Hedef Nil’di ve Nil artık çok uzakta değildi, elini uzatsa yakalayacak gibiydi. Fakat artık sonun başlangıcıydı ve Montgomery üçüncü komutan değişikliğiyle Churchill’in son kozuydu. Çatışmalar ilerleme ve gerilemelerle 1943 yılının başına kadar devam etti. Bu süre zarfında düşmanın ikmal bolluğu, Hitler’in ve Mussolini’nin kağıt üstünde kalan destek ordu sözlerinin asılsızlığı eklenince elinde ikmalden ve destekten yoksun bir avuç tankla kalan Rommel’in bunlar karşısında yapabilecek hiçbir şeyi yoktu. Şubat 1943’te Tunus’a çıkartma yapan Eisenhower'ın birlikleri üzerine düzenlediği saldırılarda kayda değer başarılar elde etse de, bir yanda Montgomery bir yanda da Eissenhower’in acemi fakat sınırsızmış gibi görünen mühimmat desteğine sahip iki ordusu arasında kalan Rommel, 9 Mart 1943(Benim doğum günümde bir de) tarihinde bir daha geri dönmemek üzere Libya’yı terk etti. Libya üzerine olan bölümü kapatmadan önce bilgimin ana kaynağı olan Paul Carell’in Çöl Tilkisi Erwin Rommel adlı kitabından Rommel hakkında bir bölümü paylaşmak isterim.

Rommel adı, uçsuz bucaksız Kuzey Afrika çöllerinde İngilizler için bir “Heyula” ve bir “Umacı” haline gelmişti. Şimşek gibi taarruzları, en umulmadık yer ve zamanda tepelerinde bitişi ve yenilmezliği hakkındaki büyük şöhreti İngiliz Birlikleri arasında kötü bir moral çöküntüsü yaratıyordu.”Rommel geliyor” sözü bile düşman cephesinde tam manasıyla şok etkisi doğuruyor, birliklerin ve personelin birbirine girip karman çorman olması için yetiyor artıyordu bile. İşte bu nedenle İngiliz Baş Komutanı Auchinleck “ Rommel isminin kullanılmasını yasaklamış, Alman kelimesinin bile söylenmeyerek Mihver kuvvetleri denmesini” emretmişti.


Rommel ve İhanet Denklemi


Belli bir süre Rommel işsiz kaldı.1944 yılında D Günü için kurulan Ordu Grubu B’nin başına getirildi. Ona göre D günü ancak ve ancak iyi bir savunma savaşı aka bininde durdurabilirdi. İngiliz Hava Kuvvetleri çok üstündü ve korunaklı alanlarda küçük tank birliklerinin düşmanın içine saldırarak savaşması daha mantıklıydı, fakat çok bilmiş Hitler’in onun ve Gerd Von Runstedt’in Paris merkezli bir savunma ile hattı makas gibi kesmek fikrini de hiçe sayarak tankları “kabak” gibi ortada bırakması D Gününde Rommel’in tüm stratejisini istediği gibi kuramamasıyla sonuçlandı. Hitler’in Rommel’i hiçe sayması aslında kendi sonunda başlangıcıydı. Ortada kabak gibi kalan tanklar kitlelerce yok edilmiş ve Rommel’in haklılığı ortaya çıkmıştı.

19 Ekim 1944-Erwin Rommel'in Son Yolculuğu
Rommel ülkesine aşık bir komutandı. Hitlerin Yahudi Soykırımını desteklemediğini ve bu fikrin yanlış olduğu kanısındaki düşüncelerini karısından başka hiş kimseye açmaması da askeri itaatten başka bir şey değildi. Hitler’in 20 Haziran 1944’de Kurt İninde bombalama eyleminden sağ çıkması üzerine, suçlu arama paranoyası Rommel’e denk geldi. Bu arada Rommel’in bir uçak saldırısında yaralanması ve hastane de Hitler aleyhinde sözlerde bulunduğu ideası üzerine Hitler Rommel’in suçlu olduğuna kanaat getirdi ve ona iki mükemmel seçenek sundu: Ya sinayür alarak intihar et, ya da Halk Mahkemesi önünde yargılanarak “kurşuna dizil”.Bugün Rommel’in Hitler’e suikastta parmağı olup olmadığı bilinmiyor. Fakat kanım şu ki Hitler ile Rommel arasındaki bağlar Libya’nın sön döneminde Hitler’in verdiği yanlış, saçma sapan emirler yüzünden iyiden iyiye bozulmuştu. Rommel Almanya’ya aşıktı ve belki de onun Hitler tarafından katledildiği düşüncesine sahip olması muhtemel. Erwin boş yere harcanan canlara ve bedellere karşıydı. Karşılıksız bedel ödemek(halkı yok etmek, hırsla kör olmak) aptallık olur düşüncesiyle Hitler’in suikastında parmağı olduğu düşüncesindeyim. Özellikle D Gününden sonra Rommel’in kızgınlığını biraz empati kurmasını bilen herkes tahmin edebilir.

Rommel intihar etti ve gururunu çiğnettirmedi. Askeri bir törenle defnedildi.20 yy. Harp Tarihine “her” anlamda damgasını vuran Rommel, insanoğlunun ortaya çıkarttığı belki de en büyük savaş stratejsitidir. Bugün adına ait bir müze ve arkasında dostta da düşmanda da bıraktığı eşine az rastlanır sonsuz bir saygı vardır.










8 yorum:

  1. Güzel bir çalışma teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  2. Almanların çok parlak generalleri vardı kuşkusuz ve onlardan birisi de rommeldi. Fakat Hitler'in şımarıklığı o generaller gibi halkının da imhasıyla sonuçlandı.

    Bu bakımdan Churchill'in Rommel için sarf ettiği sözler anlamlıdır, merak edenler araştırıp bulabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paylaş lütfen Bahadır yazıya dipnot olarak ekleyeyim

      Sil
    2. Singapuru kaybettik, doğudaki topraklarımız elden gidiyor, ama savaşın tüm karışıklığına rağmen şunu diyebilirim ki, en azından karşımızda çok cesur ve yetenekli bir general var."
      Winston Churchill,1942

      Sil
  3. Elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş

    YanıtlaSil
  4. Almanların efsane komutanları var.
    Yine Hitler bencil düşüncesi onu biraz daha küçülttü.

    YanıtlaSil
  5. uzun zamandır Rommelin nasıl biri olduğunu merak ediyordum çok yardımcı oldu bu yazı

    YanıtlaSil
  6. uzun zamandır Rommelin nasıl biri olduğunu merak ediyordum çok yardımcı oldu bu yazı

    YanıtlaSil